18 Kasım 2014 Salı
Bol Olaylı Bir Milli Maç daha
Bir milli maçı daha geride bıraktık. Kazakistan ile oynadığımız maçta sonunda 2016 elemelerinde galibiyet ile tanıştık. Bu galibiyetin bize ne getireceği ilerleyen günlerde belli olacak fakat bir beklenti içine girdiğimizi söylemek pekde doğru olmayacaktır.
Bu maçtada yine birçok milli maçta olduğu gibi bol bol vukuat yaşadık. Fakat bu maçta bazı olaylar artık zirve yaptı.
Ben bir futbol sever olarak Volkan gibi, Melo gibi oyuncuları çokta tasvip edem biri değilim. Yaptıkları hareketlerin sonucunu düşünmeden pravakatör tavırları bende nefret uyandırıyor. Buna rağmen yaptıkları hiç birşey onlara küfür etme hakkını kimseye vermez. Biz nasıl bu hale geldik inannın anlamıyorum. Maçtan beri Volkan doğru mu yaptı yoksa yanlış mı yaptı tartışması var. Çok değişik görüşler olsada ben doğru yaptığını polemiğe girmeden olaya çok güzel dikkat çektiğini düşünüyorum. Eğer orada hiç birşey yapmadan bekleseydi bu olay bu kadar konuşulmayacak ve unutulup gidecekti.
Birde güvenlikçi terörü yaşandı. Olay nasıl gelişti ne oldu bilmiyoruz. Hangisine inanmalıyızdan çok benim düşüncem bırakın gazetecileri hiçbir insana yapılmaması gereken şeyler yapıldı. Her medeni ülkede basın mensuplarının bir düzeyde dokunulmazlığı vardır. Bir an önce Türkiye de devlet basın mensuplarına karşı yapılan bu tarz saldırılar için bir önlem almalı ve bu yaşanan olay üzeri örtülmeden suçluları kamu vicdanı adına doğru şekilde cezalandırılmalıdır.
Bütün bir maç gününü düşündüğümüzde futbol ve ülkemiz adına en acı tablo futbolu konuşamamamızdır. Öyle şeyler yaşanıyorki futbol hep ikinci planda kalıyor. Bu gidişat Türk futbolunda dahada acı günler izleyeceğimizin ilk ışıklarıdır.
Mr Best
14 Kasım 2014 Cuma
Sorumluluk Kimde?
Çarşamba akşamı farklı bir milli akşam oldu. Belkide ilk kez milli takım yenilirken rakip oyuncular alkışlandı. Milli oyuncular yuhalandı, ıslıklandı. Faul yapan milli oyuncu tepki aldı. Bir kere şunu kabul edelim bu günlere kolay gelinmedi bu taraftarın sabrı bir akşamda tükenmedi. Bir diğer gerçekte çarşamba akşamı o staddaki elli küsür bin kişi bilinçli, fanatik olmayan ve güzel futbol izlemek isteyen futbol seyircisiydi; tekrar vurgulamak istiyorum taraftar değil futbol seyircisi.
Seyircinin tanımı nedir? Türk dil kurumuna göre; izlemek, eğlenmek için bakan kimse. Bu tanımdan yola çıkarak seyirci diye hitap ettiğimiz kesim o stadlara o paraları izleyip eğlenmek için veriyor. Eğlendiren kimdi Çarşamba akşamı sarı formalılar, eğlendirmeyenler kırmızı formalılar arkadaş o zaman bu seyirci eğlendireni alkışlarken diğerinide yuhalar, ıslıklar. Bu işin doğasında bu vardır.
Gelelim Fatih Terim in açıklamalarına; ne dedi Fatih hoca bizde hayran kaldık Brezilya ya kendimizin durumunu gördük ve gerçekler yüzümüze çarpıldı. Bunu diyen kim? Futbolumuzun başındaki adam futbol direktörümüz bu iş için senede 3.5 milyon euro bu gün ki kurla 9,765,000 TL kazanan yani senede 904 askeri ücretli çalışanın kazandığı parayı kazanan kişi diyor. Bunu ben derim çünkü ben bu tablodan sorumlu değilim. Fakat bunları düzeltmek zorunda olan kişi bunları diyemez.
Şenol Güneş sonrası milli takımda toplamda 5 hoca görev yaptı. Hepsi kendi çapında kariyerli adamlardı. Hepsinin bugün gelinen noktada bazı eksikleri ve sorumlulukları vardı. Fakat bu beş teknik adam içerisinde Fatih Terim dışında en uzun görev yapan hoca 18 maç takımın başında kaldı. Fatih Terim, Şenol Güneş döneminden bu güne oynanan 126 milli maçın 73 ünde takımın başındaydı. En fazla yetki verilen hoca hep o oldu. Yani son yıllarda milli takımlarda bir başarısızlık varsa bu onun başarısızlığıdır.
Bu anlattıklarımdan sakın Fatih Terim gitsin sonucuna varmayın. O gitsede düzen şu aşamada değişmez fakat bişeyler değişecekse artık icraat zamanıdır. Bir maçta 4 yedikten sonra gidip seyircilere sallama zamanı değil. Şu yapılmalı bu yapılmalı demek haddim değil fakat ne yapılacaksa ne düzeltilecekse bir an önce yapılmalı.
Bir paragrafta Arda Turan a açmak istiyorum. Ben Arda Turan ı bir futbol sever olarak beğenen ve çok saygı duyan bir kişiyim. Kendisinin dahada iyi yerlere geleceğine olan inancım tam fakat diyeceğim o ki maçtan sonra yaptığı açıklama kendisine hiç yakışmadı. Ben o dediklerini bir anlık yenilmişliğin ve adrenalin etkisiyle dediğine inanmak istiyorum.
Ve o akşam bize bir futbol resitali sunan Neymar ve arkadaşlarına bir Türk futbol sever olarak teşekkür ediyorum.
Mr Best
12 Kasım 2014 Çarşamba
Kadıköy de hazin SON! ! !
Feci bir yenilgi oldu. Bu oynasaydı şu gelseydi böyle olurdu demiyorum ama şunu diyorum biraz olsun isyan eden sonuçtan rahatsız olan bir futbolcu olmaz mı sahada? Hiç kimse istemedi maçı ama bu maç bize yerimizi birkez daha gösterdi.
Pazar akşamı ne olur? Muhtemelen Kazakistan ı yeneriz ama bu galibiyet bize ne verir o tartışılır.
Artık silkinip kendimize gelmemiz ve herşeye silbaştan başlamamız gerekiyor. Bu takım Euro 2016 ya gidemez. Bu açık papatya falı açmaya gerek yok fakat artık yeni takımın bizi Rusya 2018 e götürecek takımın temellerini atmalıyız. Bu iş Bilal ile, Selçuk İnan ile, Hamit le yada Volkan la olmaz. Artık bu formayı giymek isteyen ve yenilsede elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan bir takım kurulmalı.
Fatih Terim i tartışmak belkide bizim haddimiz değil ama bir basiret bağlanması yaşadığını düşünüyorum. Onunda kafasını boşaltarak bir herşeyi baştan alması ve bütün küskünlükleri bir kenara bırakarak herkesi kucaklayan bir yapı oluşturması şart.
Bu parantezde taraftara açmak istiyorum; aslında taraftardan çok maçın sunucularına, sürekli olarak taraftarı eleştirdiler takıma destek olmasını istediler tamam onlarıda anlamaya çalışıyorum da sahada gerçekten destek olunacak bir takım varmıydı? Ayrıca sürekli olarak bu milli takım vurgusu yapmanın amacı ne? Sanki taraftarların tepkisi bayrağa yada o formaya mı? Asıl tepki o bayrağa ve o formaya hakkını vermeyen futbolculara. Ve bu tepki oraya gitmiş emek harcamış sahada milli takımını izlemek istemiş insanlarında en doğal protesto hakkıdır.
Umarım gün gelirde bizde gerçekten sahada terinin son damlasına kadar çalışıp formanın hakkını veren bir takım izleriz.
Mr Best
Etiketler:
A Milli takım,
fatih terim,
futbolun geleceği,
hakan çalhanoğlu,
hazırlık maçı,
hazin son,
kadıköyde kara gece,
kötü futbol,
neymar,
ömer toprak,
semih kaya,
türkiye - brezilya,
volkan demirel,
willian,
yeni bir kadro
Türkiye - Brezilya Maçı Ve Tribünler
Bugün milli takımımız dünyanın en sevilen milli takımlarından biri olan Brezilya ile bir maç yapıcak. Bu karşılaşma tüm dünya da 70 ülkede canlı olarak gösterilecek. Son aldığımız duyumlara göre maç biletleri öğlen saatlerinde tam olarak tükenmiş.
Şimdi burada akla gelen temel soru şu haftalardır stadlara gitmeyen futbolu izlemeyen Türk halkı ne oldu da bugün bu stadı dolduruyor? ve haftalardır seyircinin maça gitmeyişini sadece passoligle açıklamanın doğru olmadığı düşüncesindeyim.
Ben kendimce bir futbol sever olarak bir özet geçmek ve kendimden yola çıkarak duruma bir anlam katmak istiyorum. ilk olarak açıklayayım ben ciddi bir futbol sever ve futbol izleyicisiyim. Bu sezon sadece bir maçı kendi yaşadığım şehrin takımını staddan izledim. Evimde Lig TV var ve Lig TV de kendi takımımın 9 haftada 3 maçını izledim bu maçlar dışında da çeşitli takımların 4 yada 5 maçını izledim yani kısacası 9 haftada oynanan 49 maçın biri stadda olmak üzere sadece 8 maç kadarını izledim. Bunun yanında ingiltere liginde oynanan her hafta bir maçı bazı haftalar iki maçı mutlaka izlemeye çalıştım. PTT birinci ligden en az 5 maç izledim ispanya liginde bir çok Barcelona ve Real Madrid maçı izledim. Şampiyonlar liginde her hafta mutlaka iki maç izlemeye çalıştım. Elimden geldiğince Beşiktaş ın UEFA Avrupa Ligi maçlarını takip ettim fakat orada daha çok Salzburg maçlarını izledim.
Bu kadar çok futbol seven ben Sportoto süper lige karşı neden bu kadar ilgisizleştim. Kendi kendime bunu düşündüğümde evet şike bir etken diyorum passolig ve boş tribünlerde bir etken, hakemlerin kötü maç yönetmeleri, idarecilerin gereksiz açıklamaları hepsi birer sebep ama asıl temel problem sahada oynananın futbola futbolun doğasına aykırı zevksiz bir oyun olması bununla birlikte futbolcuların saha içinde bir birlerine olan düşmanca tutumları ve sahada futboldan başka her yola baş vurmaları.
Hepsini bir bütün olarak düşünürsek Türk yöneticiler ve futbolcular şapkalarına önüne koyarak düşünmeli biz nabıyoruz diye çünkü böyle devam ederlerse o biletlere o paraları insanlar ödemez ayrıca o dekoderler için ödenen o aylık ücretlerin aslında bir hiç uğruna olduğu anlaşılır ve o üyelikler iptal edilir ( 1 Ocak 2015 günü tahütümün biteceği gün ilk iş olarak Lig TV yi iptal ettireceğim )
Ne Digitürk çıkıp bu ligin yayın hakkı için 324 milyon euro verebilir, nede türk telekom o formalardaki reklam için 8 milyon euroları ödeyebilir ve siz hala durumun ciddiyetine varamadığınız için sponsor dediğiniz taraftarın bilmem kaç yüz kombinesini iptal eder sonrasında da o taraftar kaçmasına neden olup, 5 bin kişiye maç oynarsınız. Sonrada bir Brezilya gelir ve iki günde 55 bin bilet satılır.
Ama siz yine buna bir anlam yükleyemezsiniz.
Mr Best
11 Kasım 2014 Salı
Doğum Günün Kutlu Olsun Gülen Adam
Bir döneme damgasını vurmuş, Türk insanının kalbini sıcacık gülüşü ve saf halleriyle ısıtmış gerçek sanatçı ve gerçek komedyen büyük üstat Kemal Sunal iyiki doğdun.
Mr Best
7 Kasım 2014 Cuma
6 Kasım 2014 Perşembe
Gençlere Güvenmek
Şampiyonlar Ligi'nde önceki gece Ludogorets Razgrad'ı 4-0 yendikleri maçta bir de gol atan Basel'in 17 yaşındaki yıldızı Breel Embolo maçın sabahı okulun yolunu tuttu. Okulundan izin alamayan Embola, 21.45'te başlayan maçın yorgunluğunu üzerinden atamadan sabah 7'de derse girdi.
Haber tam olarak bu adam bu yaşında ŞAMPİYONLAR LİGİnde oynamış ve gol atmış hocasıda bu adama güvenmiş; şimdi buradan selam göndermek istediklerimiz var ilk olarak genç oyunculara şans vermeyen ileri görüşlü hocalara, sonra onları bu yaşlara kadar hazırlayamayan alt yapı hocalarına, tüm bunlar olurken de sadece bir izleyici gibi olanı biteni izleyip hiç müdahele etmeyen türk futbol ve kulüp yöneticilerine selam olsun.
Adam bildiğin okuldan kalan boş zamanlarında gidip oynamış çatır çatır golünüde atmış. Helal olsun diyoruz. Okul yöneticilerine de tesüflerimizi iletiyoruz.
Mr Best
Etiketler:
17 yaşında gol,
bahiscandir,
Basel - Ludogorets,
breel embola,
genç yetenek,
gençlere güvenmek,
ileri görüşlü türk yöneticisi,
mr best,
okul yönetimi,
okuldan izin alamamış,
şampiyonlar ligi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






.jpg)